kartal's profileGÜZELCE KÖYÜPhotosBlogListsMore Tools Help

GÜZELCE KÖYÜ

Ordu-Mesudiye-Güzelce Köyü Tanıtım Sayfası
December 20

YÖRESEL MÜZİKLER...

http://rapidshare.com/files/8019554/KEL_TEPEN__304_N_TA__350_LARI_s.mp3        KELTEPE NİN TAŞLARI    M.AKKAYA
http://rapidshare.com/files/8018878/GueL__304_ZAR.MP3                  GÜLİZAR   M.AKKAYA
http://rapidshare.com/files/8018112/FAD__304_K__s.mp3                 FADİK    G.HASAN
http://rapidshare.com/files/8017279/DEL__304____350_ueKRue.MP3        DELİ ŞÜKRÜ    M.AKKAYA
http://rapidshare.com/files/8013652/ALACAM.mp3              BEKTAŞ YILMAZ    ALAÇAM
http://rapidshare.com/files/8013306/BEYIT.mp3                B.YILMAZ   BEYİT
http://rapidshare.com/files/8287042/ELLIK.mp3                B.YILMAZ    ELLİK
http://rapidshare.com/files/8288096/ABUM_ABUM.mp3            DAMLA YILDIRIM    ABUM ABUM
June 15

YÖRESEL TERİMLER

                          A  

ağaltu             : ayran,süt,yoğurt gibi besinler

akınduruk     : çam ağacının sıvı ,yapışkan ,sakız hali

alışmak          : yanmak,tutuşmak

albur               : nisan ayı

andır              : sağlıksız,ters,kötü

annaklamak  : bakmak,gözlemek

ayama           : takma isim,ayıp,lakap

                      B

başak                 : fındık toplandıktan sonra gözden kaçan,toplanamayan fındıkların toplanması

bek                    : sıkı,sert

bekeştürmek   : sağlamlaştırmak

behni                : ahırlarda bulunan, içinde hayvanların yemini yediği tahtadan yapılmış yalak

bıcak yanı        : mutfak rafı,terek yanı

bıldır                 : geçen sene

bileki                : un veya darı unundan güzinede yapılan kalın ekmek

bürüme            : özel bakılmış ormanlık

             C - Ç

caranah       : sağanak yağmur

caydak        : egreti,mudara,meydanda

caplama      : evin tavanına döşenen ince,uzun ağaç

cücük          : civciv

cebiş            : oğlak

cıbban         : alkış

cılh               : bozulmuş yumurta 

çangal          : fasulye sırığı

çığruk kapı    : ağaçtan yapılmış bahçe ya da avlu kapısı

çimmek        : yıkanmak

çitimek         : bir şeyi birbirine dikmek

çöğdürmek  : işemek

çömelmek   : eğilmek,çökmek

çörtük          : küçük yaban armudu

              

                D

dastar           : dar kenarlı,yünden yapılan sert kilim

depük           : kuru

dertop olmak  : iyice içine çekilmek

dızırama       : boş ve anlamsız konuşma

dibek             : taştan yapılmış havan

didmek         : parçalara ayırmak

dirgen           : ot ve samanı karıştırmak, aktarmak için kullanılan, genellikle ağaçtan yapılan, ucunda uzunca iki çatalı bulunan alet

divildemek    : oynamak,hareket etmek

diyelmek       : ayakta durmak

doruk             : çam ağacı

dundar          : sote yer,kuytu

düve              : 1-2 yaşındaki sığır

                   

               E

eğeş          :  kül karıştırmaya yarayan demir

ellürü        : tamam,yeterli,kafi

erinmek   : üşenmek 

erişte        : makarnanın kızarmışı

esirük       : yaramaz,gel git akıllı

essah        : doğru,gerçek

esük etek  : kimsesiz,yetim kız

evelek       : beyaz çayır mantarı 

  

                         F

fedik               : kırılmış buğday

ferik                : civcivin büyüğü,piliç

fırahtu            : bahçe duvarı,çit

fışkı                 : ahırdan çıkarılan hayvan gübresi

folak etmek   : kabuğundan ayıklamak,iç etmek

 

               G

gaartdaklamak   : zorlamak

gandaklamak  : birbirine geçirmek,dikmek

gaspeniye   : bilerek,kasten

gatuvaz       : inatçı,aksi,sert

gavum         : akraba,hısım

gaybete       : bilip bilmeden,rasgele

geroo           : kuşburnu gibi dikenli meyveleri toplamak için kullanılan ucu çengel biçiminde sırık 

gıdık            : küçük sepet 

gidişmek     : kaşınmak

gilik              : tavada yapılan mayalı, ince ve yağlı ekmek

girebi           : ucunda gagası olan küçük balta 

gosdil           : patates

gödel           : büyük kepçe

göden          : kurbağa

göğnümek   : meyvelerin aşırı olması hali

göö               : yeşil

güvermek  : yeşermek,morarmak

gübür          : süpürülmüş çöp,toz 

gücük         : şubat ayı   

            H

haşıl          : kavrulmuş darı unundan yapılan yemek

hatçak      : güzel,hoş

hayat        : hol,giriş

hee           : büyük sepet

helle          : genellikle hastalara ve yedirilen çorba

hırtuk       : saldırgan,rahat durmayan

hışır          :  eski

hopal        : eniğin büyüğü

 

            I - i    

ıba             : sabah nemi

ımık           : sıcak,ılık

ırganmak   : hareket etmek,divildemek

ilistir          : kevgir,süzgeç

içlik           : gömlek

iskemi       : tabure,oturak

istifar etmek  : kusmak

              K

kahmuk     : vurmak,dövmek

karakış      : aralık ayı

katık          : ayran

kemre        : gübre,tezek

kese          : kısa yol,kestirme

keşik          : sıra,nöbet

kiraz          : haziran ayı

kiren         : kızılcık

kozak        : olmamış,ham meyve

köstüre     : aletlerin ağzını bilemek için kullanılan ve elle döndürülen yuvarlak bileyi taşı

külek         : içine yağ,çükelik gibi yiyecekler konulan küçük odundan kutu

küpdüşen  : büyük,tatlı armut

kürümek  : kürek ya da sıyırgı ile kar,gübre, toprak gibi şeyleri temizlemek

küy             : kavga,çekişme

            L

 

            M

mahna         : bahane,sebep

mudara        : emaneten,egreti

mısmıl          : doğru,düzgün

muhanet     : hayırsız,vefasız

               N

 

               Ö

öğmeç          : yağ ve yumurtayla yapılan yiyecek

öğüm            : çalı,diken topluluğu,öbek

öğürsemek  : hayvanların erkek eş istemesi,azması 

örüm            : gece yarısı koyunun yayılması

ötürek         : ishal

                P

paala          : fasulye

palaz           : eski çul,bez

pee             :  taştan yapılmış duvar

persetmek   : birini bir yere yollamak,göndermek

peşgir        : havlu

pıtlak         : patlamış mısır

pontul       : pantalon

posullama  : darıya bir sap takarak közde pişirme

puvar          : çeşme

pür             : çam ağacının iğnesi

               R

 

               

sadır          : çiş

sal              : tabut

sasuk         : dengesiz,salak

sayvan       : daha çok yaylalarda ve tarlalarda taştan veya tahtadan yapılan barınak

sef              : yanlış,ters

seğirtmek  : koşmak,gitmek

sırtarmak : pis pis gülmek

sıyırgı       :  bacalara yığılan karı kürümek için kullanılan ve ağaçtan yapılmış alet

sin            : mezar

sini           : büyük tepsi

sitil           : küçük bakraç

soyka 1    : hayırsız,kötü,işe yaramaz

soyka 2    : cenazenin üstünden soyulan elbise

şişek        : bir-iki yaşındaki koyun

               T

 

tay              : denk,yükün tek tarafı

teberük      : bazı kutsal mezarların üstünden alınan ve şans getirdiğine inanılan toprak

terek           : raf

tevek           : kabak,asma ve karpuz gibi meyve ve sebzelerin sürgün dalı

teyin            : sincap

tille              : özellikle katırları yönlendirmek için kullanılan ucu çatallı ve  çivili orta boy sopa

tillik            : elde örülmüş ve tepesinde ponpon bulunan kalın yün bere

toklu           : bir yıllık kuzu

tosbarmak : küsmek

töngel         : muşmula meyvesi

tuman        : uzun don

tump          : iki tarla arsını belirleyen çayırlı yer

tümsük      : yumruk

               Ü

üvendüre  : hayvanları yönlendirmekte kullanılan,uzun,düzgün ve ucunda çivi bulunan sopa

               V

 

               Y

 

yeylik       : hafif

yönlü        : ucuz,uygun

yülemek    : kazımak,traş etmek,sivriltmek

                 Z

zağar          : işe yaramaz köpek

zebillük      : çokluk,doluluk

zembelek  : kapı kolu

zemheri      : ocak ayı

zırbık          : sırılsıklam

zırlamak   : anırmak

zorlu          : güzel,hatcak

zuval          : kızılcık

YEMEKLERİMİZ

                             KEŞKEK

Keşkek, yöremizde herkes tarafından sevilen yemektir. Genellikle dügün, davet,cumalık,piknik  gibi kalabalık ortamlarda, ikram edilmek üzere keşkek yapılır. 

         Şimdi keşkek yemeğinin nasıl yapıldığına bakalım. Önce malzemeleri sıralayalım sonra tarifini yapalım:)

1 girgelik (kazan) kadar keşkek hazırlanması;

 

    Malzemeler;

  • 18-20 Kg. gendeme,
  • Tarifte istendiği kadar su,
  • Yarım paket tuz.

    Tarifi;

  • Buğday değirmendeki setende dövülerek kabuğu çıkarılır böylece gendeme haline getirilir.
  • Kazan altındaki ateş için gürgen, meşe veya ahlat odunu kullanılır. En makulu ahlat odunudur.
  • Ateş alevlendikten sonra boş kazan konulur.
  • Kazan ısıtılırken tereyağ ile etrafı yağlanır.
  • içine 1 adet tavuk, sonra da gendeme konulur.
  • Kazanın içerisine su ilave etmeden önce, içindeki malzeme yukarı çıkmaması için tepsi veya başka bir ağırlık konulur.
  • Kazanın üzerinde tahmini 10 cm boşluk kalacak kadar su ilave edilir.
  • Yeteri kadar tuz ilave edilir.
  • Ateş kazanı kaynatmaya devam eder.
  • Su kaynamaya başlayınca ateş azaltılır.
  • Keşkek, ateşin közünde kor halinde yavaşça pişer.
  • Keşkeğimiz gödel (büyük kepçe) ile kuvettli birisi tarafından karıştırılarak ezilir.
  • Bu işlem keşkek sakız kıvamına gelene kadar surdurulur.

1 girgelik (kazan) kadar yahninin hazirlanmasi;

    Malzemeler;

  • 10 Kg. et,
  • Tarifte istendiği kadar su,
  • Yarım paket tuz.

    Tarifi;

  • Yaglı dana veya koyun eti kuşbaşı olarak kesilir,
  • Kazanın ateşi keşkekte olduğu gibi hazırlanır,
  • Et kazana ilave edilir,
  • Suyu ve tuzu ilave edilir.

    Keşkek ve yahni piştikten sonra aynı kaba konulup servis yapılır.
    Afiyet olsun...


                                        KİRMİT (Mantar)

Malzemesi :
Kirmit (Mantar) yeteri kadar
4-5 baş soğan
1-2 kaşık yağ
Tuz


Yapılışı :
Mantarlar iyice seçilip parçalara ayrıldıktan yıkanır. Acısı gitmesi için 5-10 dakika tuzlu suda bırakılır. Soğanlar ince bir şekilde kıyılarak yağ ile birlikte sararıncaya kadar haşlanır. Mantarlar sıkılarak yağ ve soğanın üzerine ilave edilir. Tuzu da ilave edildikten sonra iyice karıştırılır ve mantarlar pişinceye kadar kaynadıktan sonra alınır ve servis tabağına konur.

 


                         DALLAMA ÇORBASI :

Malzemesi :
Kıyılmış ve haşlanmış pancar (Lahana)
Dövülmüş mısır
Yağ
Acı biber
Salça
Tuz
 

Yapılışı :
Dövülmüş mısır iyice pişirildikten sonra, kıyılmış ve haşlanmış pancarın içine atılır. Ateşte her ikisi de kaynatıldıktan sonra indirilir ve ayrı bir tavada yağ, acı biber, salça kavrulup üzerine dökülür ve servis yapılır.

 


                          PANCAR SARMASI :
Malzemesi :
Pancar
1-2 baş soğan
1 kaşık domates salçası
Pirinç veya daha önce çeşitli şekilde hazırlanmış iç
İstenirse kıyma
1 kaşık yağ
Tuz
Karabiber
İstenirse maydanoz

Yapılışı :
Pancarlar sıcak su ile haşlanır ve bir süzgeçle süzülür. Bir kaba konulan kıymanın içine yıkanmış pirinç, ince kıyılmış soğan, tuz karabiber, doğranmış olarak maydanoz biraz su ile yoğrulur. Yaprak halindeki pancarlar büyükse 4’e veya 2’ye bölünerek damarları içe getirilerek hazırlanan iç ortasına konulur. Küçük küçük sarılarak bir şekilde tencereye yerleştirilir. Salça veya domates ezmesi ile bir kepçe su ilave edilerek ateşe konur. Biraz kaynayınca üzerine daha önce hazırlanan sıcak su ilave edilir. Daha sonra pişinceye kadar bekletilir.




İNANÇLARIMIZ...

                                             ÇEPNİLER

Çepnilerin bir kısmı kimliklerini ifade etmeksizin Trabzon, Çaykara, bir kısmı Rize, bölgesine yayılmışlar; Vakfı kebir, Akçaabat, Ordu Gürgentepe ve Gölköy'e yerleşmişlerdir. Gölköy ve Gürgentepe, Çepniler açısından çok önemli bir merkezdir.Karadeniz’de yapılan Çepniler ve Güvenç Abdal Ocağı ile ilgili alan araştırmasının son durağı olan Ordu Gürgentepe’deki araştırmamıza Akören mahallesinden Kazım Taşpınar Dede (Çolak Kazım) kaynaklık etti.

 Kazım Dede, Çantacı Muharrem ile akraba olduğunu ve onların da kendilerinin de Güvenç Abdal’a bağlı olduğunu söylüyor. Çantacı Muharrem Çepniler ve Güvenç Abdal Ocağı için kilit bir isimdir. Çünkü Çantacı Muharrem bütün Çepnileri göç ettikleri ve dağıldıkları yörelerde ziyaret eden ve onların görgüsünü yapan son kişidir. Çantacı Muharrem Dede’nin ölümünden sonra Çepniler arasındaki bağlantı kopmuş, görgü ve cemlerinin yürütülebilmesi için Hacıbektaş Çelebilerine başvurmuşlardır.Çepnilerin görgüsüne ilk katılan Hacıbektaş Çelebisi Ahmet Cemalettin Çelebi’dir. Ahmet Cemalettin Çelebi Gürgentepe ve yöresindeki cemlerde erkan yürütmede çok önemli olan Erkan Çubuğu (imam Rıza) geleneğini değiştirerek Pençe-i Ali Aba adı verilen pençeli erkana geçmiştir. Bu geçişle birlikte bir kısım Çepniler Güvenç Abdal’dan beri gelen ve Erdebil süreğinin devamı anlamına gelen erkan çubuğu ile erkan yürütürken bir kısmı ise pençeli süreğine dönmüşlerdir. Bu kol Hacı bektaş’ta Yusuf Ulusoy’a bağlıdır. Bu yüzden de aralarında ciddi bir anlaşmazlık bulunmaktadır. Gürgentepe, bu bakımdan çok önemlidir.

 Gürgentepe’nin Akören mahallesinde yapılan erkanı Kazım Dede yürütmüştür.Kazım Dede’nin babasının lakabı Yaralıoğulları olarak kabul edilmiş. Bu lakabın hikayesini Kazım Dede şöyle anlatıyor: “Ruslar, Harşit’e gelip Kürtün’ü bastığı zaman dedemin malları varmış. Rusların malları almasına karşı koymak için savaşırken kimi baltayla kimi silahla yaralanmış. Bu nedenle Yaralıoğulları ismini almışlar.”Kazım Dede’nin büyük dedesinin adı Mustafa, kendi dedesinin adı ise Ali. Kürtün’den gelen dedesinin adını bilmiyor. Kendi babası da dede olarak erkan yürütmüş. Niksar Geyikgölü köyünde,Güvenç Abdal Ocağından dedeler olduğunu, Malatya-Mineyik Ocağından gelenlerin ise erkanı yürüttüğünü söylüyor. Kazım Dede, en yakın akrabaları olarak Çolakoğulları diye anılan sülaleyi gösteriyor. Kazım Dede, Niksar-Gazalefe’de Ali Duran isimli bir dedenin erkanı yürüttüğünü söylüyor.

 Kazım Dede’nin saydığı bu köylerin ortak özelliği gençlerinin genellikle köyü terk edip İstanbul'a gitmesi,zamanla köyde yaşlı nüfusun azalması.Gürgentepe’de bulunan Akören mahallesinde erkanda bayanlar, başlarını örtünün iki ucu da öne düşecek şekilde örtüyorlar. Buna ek olarak, erkekler de baş açık ceme giremiyor. Kazım Dede, atalarını (On ikiimam) örnek göstererek onların da başlarının sarılı olduğunu söylüyor.

 Yapılan cenaze erkanı ailenin erkeğinin annesi Hanşan Hanım’ın 93 yaşında vefatı üzerine düzenlenen bir erkandı. Bu yas töreni ölümün 7., 40. ve 52. günlerinde yapılmakta ve yedi sene boyunca senedebir kere tekrarlanmaktadır. Yedi sene boyunca yapılan bu uygulamaya da Sene Başı Daveti denilmektedir. Erkanda gelenekte olduğu gibi gülbenk okunmakta ve cenaze yemeği yenilmekteydi.Ölü yemeğinde yöresel bir yemek olan keşkek yemeğinin yanı sıra pilav, fasülye yemeği, şehriye çorbası, börek, biber dolması ve cacık yenildi. Cenaze yemeğinde sunulan yemekler büyük tencere ve kazanlarda pişirilmiş olup her gelen misafire büyük bir misafirperverlikle ikram edildi.

 

Yemekten sonra misafirler ve ev halkı, yas erkanı için toplandılar ve dedenin işaretiyle erkan başladı. Bize gösterilen bu erkanın yanı sıra dedenin ve ev sahiplerinin izin vermesi üzerine semah gösterileri yapıldı. Semahlarda iki kadın ve iki erkek semaha çıktılar ve yaptıkları semah Tokat Hubyar ocağı semahını andırmasına rağmen ondan daha farklı özellikler de taşıyordu.

June 02

MESUDİYE KÖY DERNEKLERİ

DERNEKLER

 

 

TELEFONLARI

 

 

BAŞKANLAR

 

 

ABDİLİ

0 212 561 12 96

Hüseyin Şengönül

ALAN

0 212 221 42 88

Dindar Şahin

ARICILAR

0 216 413 30 26

Ramazan Uzuner

ARIK MUSA

0 216 572 29 61

Hüsamettin Aydın

ARMUTKOLU

0 216 315 41 75

Turan Şahin

AŞIKLI

0 212 431 50 59

Faik Koçalan

BAYIRKÖY

0 212 212 84 85

Recai Binici

BAYRAKLI

0 212 238 88 20

Gültekin Toklucu

BEŞBIYIK

0 216 323 85 95

Fazlı Coşkun

BİREBİR

0 212 570 71 04

Yaşar Karahan

ÇALTEPE

0 212 222 26 74

İbrahim Özgen

ÇAVDAR ÇİFT.

0 216 418 72 16

Muhsin Ünver

ÇUKURALAN

0 216 425 26 75

Temel Biçer

DAYILI

0 216 317 45 01

Nurettin Yıldız

DEREBAŞI

0 216 583 72 92

Süleyman Yıldırım

D.SERPİN

0 216 396 91 08

Murat Başaslan

DURSUNLU

0 216 413 51 18

Himmet Özsoy

ERİK

0 212 570 80 16

Osman Karakuş

GÖÇBEYİ

0 216 348 10 99

Fırat Koç

GÜLPINAR

0 216 413 67 52

Erdal Demir

GÜNEYCE

0 216 379 67 85

Kadir Yaman

GÜVENLİ

0 216 329 44 64

Yaşar Karataş

GÜZLE

0 216 647 98 52

Mehmet Yıldız

GÜZELCE

0 216 414 50 18

Kazım Kürtür

HAMZALI

0 212 471 08 73

Sefer Demir

HERKÖZÜ

0 212 286 75 35

Necmettin Demir

ILIŞAR

0 216 379 66 76

Errol Gürses

KARACAÖREN

0 216 575 29 80

Ahmet Çamlıca

KARABAYIR

0 212 210 98 88

Dursun Işık

KONACIK

0 212 280 35 26

Hamdi Özgül

MAHMUDİYE

0 216 413 71 71

Salih Erol

SARIYAYLA

0 216 425 08 68

N.Kaya İşçioğlu

P.AKPINAR

0 216 465 41 88

İzzet KAra

TÜRKKÖYÜ

0 212 269 46 80

Veysel Çağlayan

TOPÇAM AKKIRIK

0 216 443 60 85

Turan Taşlıçukur

TOPÇAM O.ALAN

0 216 465 47 51

Bahri Karataş

YAĞMURLAR

0 212 280 55 50

Necati Alaçam

YEŞİLCE

0 212 276 10 68

Ohan Aksoy

Y.YEŞİLYURT

0 216 413 35 93

Yüksel Aksu

YEŞİLÇİT

0 216 461 75 74

Recep Gökcan

Y.ÇAMLICA

0 216 632 38 26

Cemal Şenol

Y.MERKEZ

0 212 225 31 64

Murat Özdilek

Y.GÖKÇE

0 212 224 48 85

Cengiz Tuncer

June 01

ŞİİRLERİMİZ...

                       TOPKARA

 


>Bektaşoğ İbrahim Ağa Topkara
>105 kere Çambaşın’a giderken
>Yayık satar, sele satar masal bu ya
>Bir kartal uçtu Akkırık’tan
>
>Fındık çubuklarından seleye
>Yürür Taztepe’den Fenime’ye
>Hafta da beş günü var Gebeme’ye
>Gezgin derviş göçtü Akkırık’tan
>
>Karıncayı incitmez çocuklara dost
>Gönüllerde mihman mecliste post
>Komşuyla işleri gitmese de rast
>Gönülsüz, zamansız kaçtı Akkırık’tan
>
>Kuşlara yaren suyla kandaş
>Çobana sırdaş, koyunla yoldaş
>Gülcemal ile sulakta sarmaş dolaş
>Yaylanın nefesi uçtu Akkırık’tan
>
>Davutlu, keçeli ayırmadı
>Devletle davayla işi olmadı
>Davasını ol pire saldı
>Hakkaniyetli can göçtü Akkırık’tan
>
>Eğercek, teşi verir, darı alırdı
>Her hanede mihman kalırdı
>Onlar zevkten gezer sanırdı
>Kederi gönlünde göçtü Akkırık’tan
>
>Sarupuvarda uzun hava çekerken
>Çobantepesi’ne duman çökerken
>Duvakdüğününde şerbet çekerken
>Buğdaydöken pir göçtü Akkırık’tan
>
>Tarlada kazmada kuvvetli
>Sınır taşlarının oynamasından dertli
>Duvazimam söyler gamlı kasvetli
>Çağalganın sesi geçti Akkırık’tan
>
>Karagöl’de kurban tığladı
>Her katarda Hüseyin’e ağladı
>Ziyarette kırgınlığı yadırgadı
>Gönlü apak pir göçtü Akkırık’tan
>
>Dastar boyası sattı dirhem ile
>Cem eyledi pir Mehlem ile
>Ali yolunda Kevser-i zemzem ile
>Batın tarafına geçti Akkırık’tan
>
>Her düğün harmanda pehlivandı
>İri bedenler zayıflığına kandı
>Gücü Kelismail’den zurnadandı
>Yiğitleri tuş etti geçti Akkırık’tan
>
>Karaotluğa iner değirmene
>Un  çöreklerini doğrar semene
>Kabalak’tan tırmanır Meşebeleği’ne
>Gazellikten gürgen düştü Akkırık’tan
>
>Kini gıybeti koydu bir yana
>Ekmek nerde orada Topkara
>Sırtta çanta yollanır Göğomar’a
>Yaykınlardan yonga düştü Akkırık’tan
>
>Şıkkuzunda gürgenleri seyretti
>Masta kesti fındıkları seyreltti
>Kızgın demirle gıdıkları nakşetti
>Bir zanaatkar göçtü Akkırık’tan
>
>Girebi elde ormana koştu
>Düğüncüler Almaalan’dan aştı
>Gelinciler Kertil’den Gergeçi’ye ulaştı
>Horon tepip geçti Akkırık’tan
>
>Dırının torunu Yakup’un oğlu
>İnsanlık yolunda adımı doğru
>Bektaşoğ gülü Melet’in onuru
>Ölümsüzlük iksiri içti Akkırık’tan
>
>Enalan’ın ortalanın kolçakçısı
>Gebemenin kçşenin kaşıkçısı
>Karıca’nın Mahmat’ın boyacısı
>Posta güvercini uçtu Akkırık’tan
>
>Türkü söyledi yayla yollarında
>Son nefesin verdi yaban ellerinde
>Güzelliği söylenir dost dillerinde
>Gönülden çığlık göçtü Akkırık’tan
>
>Akkırık’tan Avara’ya yol olur
>Dost sofrasında sular dol olur
>Karaibrahim Urusoğ’ya kul olur
>Cemlerden bir can göçtü Akkırık’tan
>
>Topkara Topkara Şahan Sadık’ta yara
>Ol cemde duranda dara
>Şah-ı vilayete Hünkar’a vara
>Değerler manzumesi göçtü Akkırık’tan
>
>
>Not: Akkırık köyünden olan İbrahim Bektaş adlı herkes tarafından
>sevilen çeverede  herkese yardımda bulunan Topkara lakaplı insan
>geçen ay hakka yürümüştür. Bu akşam 52’si dolayısıyla gelen
>duygularımla çala kalem yazdığım dörtlüklerle saygılarımı
>sunarken,ol cana ebedi dünyasında mekanı  cennet olmasını tanrıdan
>niyaz ediyorum.
>Saygılarımla,
>Sadık Yıldırım
 
 
 
 

 

                           çek Avara'ya

               

çek Avara'ya loş et kurbanları
bağdaş kur dede gilin oluk yanına
sesinden dinle kubağları
sarı çiçek avusunu kat ekmek arasına
bak koyun yatağından gergeçi yaylasına

çık Yöreme'ye tırmıt topla tırnak ile


nacak omuzla köknarları kırmak ile
kızlar kayasına yaslan sivtak ile
civilceğin evinde mihman kal ayılar ile
çorak dereden su iç domuzlar ile


erenler kervanına revan ol
ol vücut şehrine hayran ol
garipler gönlüne mihman ol
bir bayram eyle


çık poyrazlı yaylalara
in bereketli ovalara
yolun düşerse buralara
bir bayram eyle

şahan sadık hasret size
gerek yok boş söze
yardım eyle çaresize
bir bayram eyle

hayat yolunuz açık ola
kadrajınız da seçik ola
gamlarınız düşük ola
bir bayram eyle

cümle dostlara selam
her gününüz bayram ola
arabanız hayırlı uğurlu ola
yollarda bir bayram eyle

 

sadık yıldırım

 

 

 

          NASIL ACABA

 

 

DOYA DOYA DURMADIĞIM

GÜZEL KÖYÜM NASIL ACABA

YAYLALARINA DOYMADIĞIM

YEŞiL DÜZLERi NASIL ACABA

 

 

GELDi Mi iLKBAHAR AYLARI

ESTi Mi iNCE ILIK YELLERi

YEŞERDi Mi GÜRGEN DALLARI

BÜLBÜLLERi ÖTTÜ MÜ ACABA

 

 

GONCALAR ÇiÇEK AÇTI MI

KARLAR ERiYiP DERELER COŞTU MU

MART DOKUZU,ALBUR BEŞi GEÇTi Mi

YOLLARI TOZ TUTTU MU ACABA

 

 

SARILARI GiYDi Mi AVU DALLARI

ILIDI MI CAMIŞ YATAN GÖLLERi

YAYLAMIZIN PERiŞAN YOLLARI

YEŞiL ÇiMEN TUTTU MU ACABA

 

 

YELMEZ'iN KARI ERiYiP KALKTI MI

KOYUN ,KUZU DÜZÜNE ÇIKTI MI

YAYLAYA KERVAN GiTTi Mi

BACALARDAN DUMAN TÜTTÜ MÜ ACABA

 

 

ÇOBAN OLUP GiTMiŞTiM KOYUNA

ŞiMDi HASRETiM YAYLANIN SUYUNA

DÖNERDiM AKŞAM YAYLA YOLUNA

POYRAZ ESEN TEPELERi NASIL ACABA

 

 

ÇANTAMI SIRTIMA ALDIĞIM

KOYUNU GÖLGEYE SALDIĞIM

TEPELERDE UYKUYA DALDIĞIM

DiKiLiTAŞ NASIL ACABA

 

 

GÖZÜKÜRDÜ DER'ALAN YAYLASI

YEŞiLLER ÜSTÜNDE SARI BOYASI

SANKi GUZELLERiN OYASI

YOZYATAĞI NASIL ACABA

 

 

iNCE iNERDi SAZIN YOLLARI

SARILARI GiYERDi AVU DALLARI

KOYUN ,KUZU YATAN DÜZLERi

DUMANCALAR NASIL ACABA

 

 

ÇAVDAR DAĞI GiYERDi YEŞiLLERi

AÇARDI SARI,MAVi ÇiÇEKLERi

ÇOBAN YAPISI KALELERi

TÜRBE, SULAK NASIL ACABA

 

 

DUZLAĞA YOKUŞ ÇIKTIĞIM

SOMUN ÇEŞMESiN SUYUN iÇTiĞiM

GIRANDAN DA ÖTE YÜZE AŞTIĞIM

YELMEZ DÜZÜ NASIL ACABA

 

 

KOYUNU KUŞLUKTAN GETiRDiĞiM

SERT'TE AĞILA YATIRDIĞIM

DÜZLERiNDE OTURDUĞUM

SERT'iN BAŞLARI NASIL ACABA

 

 

ŞiMDi KOYUN KUŞLUKTAN GELDi Mi

GELiP TE AĞILA DOLDU MU

SAAMDA UYUYAN OLDU MU

KOYUN YELMEZ'E DÖNDÜ MÜ ACABA

 

 

GÜZELLERi GiYiNiP ALLANDI MI

PANCARLARI YETiŞiP DALLANDI MI

ÇOBANLARA AZLIK YOLLANDI MI

SARMALAR PiŞTi Mi ACABA

 

 

YAYLAMIZA ÇiSE iNDi Mi

TOPRAK YOLLARA ÇAMUR DOLDU MU

YOĞURTLAR TASLARA DOLDU MU

SÜTLER KAYMAK TUTTU MU ACABA

 

 

CUMA GÜNLERi GELDi Mi

GELiNLER FESLERi GiYDi Mi

ODUNCULAR YAYLAYA iNDi Mi

OMUZLARI iP KESTi Mi ACABA

 

 

ÖRTÜKÖYCÜLER SAALARDI

CURABLARI DiZGE BAĞLARDI

TIRNAKLARI SIZLAYAN AĞLARDI

MiLLET KEBELERi GiYDi Mi ACABA

 

 

HÜSEYN'iM SÖYLEDi DiLLERi

ÇOBAN OLUP GEZDi BU YERLERi

ŞiMDi YASLANIR YENi BEYLERi

ESKiLERDEN ESER KALDI MI ACABA

 

          HÜSEYiN KÜRTÜR


 

KIR

                    GEL

 

BAĞCAKLARIN PÜSKÜLÜ YANDANDIR YANDAN

KOYUN AĞILDA,CAVDARCILAR DÖNER ODUNDAN

KELSALiH ISLIK ÇALAR YELLÜ YOLUNDAN

HELLELER TAVADAN TAŞMADAN GEL

==============================

DANA SESi BALAK SESiNE KARIŞIR

KARAMANLA ALAMANLAR VURUŞUR

ÖĞÜRSEK ARDINDA TOSUNUN ALNI KIRIŞIR

AŞŞAKiLERiN MALI YÖREME'DEN AŞMADAN GEL

==============================

KAVAL SESi ÇÜKELiKLERE iŞLER Mi

SAKAR TAYLAR SABRi'SiZ KiŞNER Mi

ARAP iTLER KELEK'LERi DiŞLER Mi

KARA TAVADA YALLAR PiŞMEDEN GEL

==============================

KERTiL YOLU ÇiLLi PUTURAN'A BAKAR

iKi DEMLi ÇAYI CANA CAN KATAR

BEN MIRIZ'AM ,DÜVELETi KiM TAKAR

KiLLÜ CEMBERE BiTLER DÜŞMEDEN GEL

==============================

KÜRÜNÜN DiPLERi YEŞiL

DEREYANLARI GAVRANDA HAŞIL

HACI ŞAKiR MÜZÜMSÜZ VELHASIL

KARAKÜLEK HARKLARI EŞMEDEN GEL

===============================

MEREĞiN DiBi SARI ERiK

DALINI KIRMADAN YERiK

ZIMBIRTI iNDiRiP AVARA'YA GiDERiK

LOKMALAR PiLAVA KARIŞMADAN GEL

===============================

PELiT ODUNU MÜKKEM,HEM GEVREK

MENGÜL BOYUNDA,ELDE DEĞNEK

BU YIL DÜDEK,GODALAK SEYREK

ÇOĞ KÜTDEĞi KAYAYA YAPIŞMADAN GEL

===============================

ŞAHAN SADIK'LA KOYUN GÜDERiM

NASiP OLURSA YiNE YAYLAYA GiDERiM

NEFES ÇIKSA EVELEK OLUP BiTERiM

SiNEYE AYRILIK CEMRESi DÜŞMEDEN GEL

===========       ===========      

SADIK YILDIRIM          MESUDiYE'NiN

SESi GAZETESi      EKiM  2005

 

 

        YASTA

BÜLBÜL BAĞI TERKETMiŞ

DiKENLER AĞLIYOR,GÜLLER YASTA

BUNCA iNSANI TOPRAK YEMiŞ

ÇiMLER AĞLIYOR,YOLLAR YASTA

========================

ÇOBANLARI YAYLAYA ÇIKMIYOR

SÜRÜYÜ ARDINA TAKMIYOR

YELMEZ'DEN YÜZE BAKMIYOR

GÖZLER AĞLIYOR,DÜZLER YASTA

========================

NiCELERi BURADA SALINDI

SÜRÜLERi YATTI,YAYILDI

AĞILDA TEK TEK SAĞILDI

SAĞANCILAR AĞLIYOR,TAŞLAR YASTA

========================

EVLERiN BiR BiR ÇÖKÜŞÜ

BAYKUŞUN BURDA ÖTÜŞÜ

COŞUP TA ISIRGANIN BiTiŞi

OCAKLAR AĞLIYOR,BACALAR YASTA

========================

DUMAN iLE ÇiSE iNiŞi

YOLLARIN ÇAMUR OLUŞU

DERELERiN NAZLI AKIŞI

SELLER AĞLIYOR,KUMLAR YASTA

========================

OLUKLARIN YANDAN AKIŞI

GÜZELLERiN NAZLI BAKIŞI

SALINIP TA GERDAN DÖKÜŞÜ

YAZMA AĞLIYOR,PULLAR YASTA

========================

HÜSEYiN'iM YELLER iLE

COŞTUM YiNE SELLER iLE

AÇABiLSEM GÜLLER iLE

BÜLBÜL AĞLIYOR,DALLAR YASTA

=======   =======    

HÜSEYiN KÜRTÜR      ŞUBAT  2006


MESUDİYE..

MESUDiYE iLCESi:
 
 
 
Mesudiye 1.180 km2 yuzolcumune sahip bir ilcedir. Sehir nufusu 5.665, toplam nufusu 28.551 olan ilcede 4 belde, 57 koy ve 15 mahalle vardir.
Mesudiye ilcesinin tarihi cok eski donemlere kadar gitmektedir. ilcenin Turklerin eline gecmesi ise 12. Yuzyilda olmustur. Danismendlilerin bolgeye Cepni Turklerini yerlestirdikleri bilinmektedir. Yore Haciemiroglu Beyliginden sonra Osmanli yonetimine gecmistir. ilcenin eski adi Melet Irmagindan kaynaklanan “Meletios”dur. Daha sonra Miles ve Hamidiye adlari kullanilmis, ilce olusu ile birlikte Mesudiye adini almistir. Semsettin Sami’nin “Kanusulalam” adli eserinde o yillarin Mesudiye’sinden soz edilmektedir. Denizden yuksekligi 1500 metre olan Mesudiye’nin iklimi karasal ozellikler gostermektedir. Mesudiye’nin onemini hic yitirmeyen ozelligi ic Anadolu’yu Karadeniz’e baglamasidir.
ilcenin degisik yerlerinde bakir, demir ve gumus madenleri oldugu bilinmektedir.ilcede hububat, sebze ve meyve yetistirilmektedir.
Mesudiye’de yaylacilik gelenegi surmektedir. Adindan en cok soz ettiren yaylalar Keyfalan ve Tastekne’dir. Mesudiye yaylalari otantik yapilasmasi genis otlaklari, ormanlari ve akarsulari ile yayla turizmine aciktir.  Yayla ve kultur Senlikleri ile Vosvos Senliklerinin bir bolumu bu yorelerde gerceklestirilmektedir. Meydanduzu Senlikleri de yayla turizmine bir ornektir.
Mesudiye, eski yerlesme sahalari, hoyukleri, tumulusleri ile Ordu’nun hemen her donemine ait en cok tasinmaz kultur varliklarina sahip ilcedir.
 
 
 
 
           Mesudiye ilcesine bagli koyler
 
 
 
Merkez Bucagi
1.    Alankoy
2.    Arikmusa
3.    Arpaalan
4.    Asagigokce
5.    Balikli
6.    Bayrakli
7.    Besbiyik
8.    Beyseki
9.    Caltepe
10.Cardakli
11.Cavdar
12.Cerci
13.Citliksarica
14.Dayili
15.Dogancam
16.Erikkoy
17.Esatli
18.Gocbeyi
19.Guneyce
20.Guvenli
21.Guzle
22.Herkozu
23.Ilisar
24.Kalekoy
25.Karabayir
26.Karacaoren
27.Kavaklidere
28.Kislacik
29.Konacik
30.Musali
31.Sarica
32.Turkkoyu
33.Yardere
34.Yavsan
35.Yesilcit
36.Yukarigokce
37.Yuvali
           Topcam Bucagi
1.    Abdili
2.    Aricilar
3.    Asikli
4.    Bayirkoy
5.    Birebir
6.    Cukuralan
7.    Daricabasi
8.    Derebasi
9.    Dursunlu
10. Guzelce
11. Hamzali
12. Pinarli
13. Mahmudiye
Yesilce Bucagi
1.    Armutkolu
2.    Beyagac
3.    Celalkoy
4.    Gulpinar
5.    Sariyayla
6.    Yagmurlar
7.    Yeveli
 
 
 
 
Mesudiye ilcesine bagli belde ve mahalleler
 
 
 
Merkez Beldesi
1.    Eksere
2.    Fistoru
3.    Geldiser
4.    Maksutalan
5.    Merkez
6.    Muslimsarica
7.    Tavara
Topcam Beldesi
1.    Akkirik
2.    inalan
3.    Kose
4.    Merkez
5.    Ortaalan
Yesilce Beldesi
1.    Merkez
2.    Yesilyurt
Ucyol Beldesi
1.    Merkez

KÖYÜMÜZÜN TARİHİ

Güzelce köyü ilçe merkezine 38 km uzaklıkta, orman içinde ve tepede kurulmuştur.
Eski adı "Gergeçi"dir.
Güzelce(Gergeçi),Şüvey,Civan ve Kertil olmak üzere 4 mahalleden oluşmaktadır.
Köyün kuruluşunun 300 yıl öncesine dayandığı belirtilmektedir.O yıllarda şimdi köyde
bulunan bir kısım halkın Gümüşhane'nin Şiran ilçesi, Kürtün köyünden geldikleri, bir
 kısmının da Tokat yörelerinden  gelerek buraya yerleştikleri sanılmaktadır.

 

19. yüzyıl başlarında GÜZELCE KÖYÜ'nde (GERGEÇi) ikamet eden sülaleler :

1-Hacı İbrahimoğlu

2-Yusufoğlu

3-Yusuf Ustaoğlu

4-Alininoğlu

5-Kel Hasanoğlu

6-Yuvarlakoğlu

7-Emur Ahmedoğlu

8-Osmanoğlu

9-Yakuboğlu

10-Keleşoğlu

11-İsmailoğlu

12-Ceyboğlu

13-Hızıroğlu

1642 yılında GERGEÇİ KÖYÜ'nde 4 hane ikamet etmektedir. Ayrıca bu köyümüzde Yusuf Çavusoğlu Mustafa'nın çiftligi bulunmaktadır. Bu çiftlik sahibi sipahidir Hatunviran'da (Bayırköy)  ikamet etmektedir.

Güzelce Köyü yedi mahalleden oluşmaktadır:

1-Tepebaşı Mahallesi

2-Evyanı Mahallesi

3-Memiroğulları Mahallesi

4-Kayışoğlu Mahallesi

5-Kiliseyanı Mahallesi

6-Kertil Mahallesi

7-Şüvey Mahallesi

Şüvey Mahallesi’de ikamet edenler:

Osmanoğulları                       (ÖZTÜRK)

Davutoğulları                         (DAĞIDIR)

Göçoğulları                            (GÖÇ)

Kertil Mahallesi’nde ikamet edenler:

Osmanoğulları                      (ÖZTÜRK)

Keleşoğulları                       (KARATAŞ)

İbaloğulları                          (OKUMUŞ)

Tonguloğulları                    (KARAPINAR)

Gergeçi Merkezde ikamet edenler:

Kündüloğulları                       (KüRTÜR)

Memiroğulları                        (YILDIRIM)

Kayışoğulları                         (KARAPINAR)

Kertelioğlu                           (TAŞLIÇUKUR)

Güzelce’nin Kertil ve Gergeçi isimli iki yaylası bulunmaktadır. Köyde okul var, fakat yeterli öğrencisi yok. Öğretmeni de yok. Camii var fakat hocası yok.

Avara Yaylası’ndaki kabristanlıkta Ulus Derviş isimli  evliyaullahtan  biri bulunmaktadır. Bu zatın sülalesi Gürgentepe’inin Akören Köyü’ndedir. Son torunu Şükrü Şehittepe’dir. Her yıl Hıdrellez’de burada merasimler yapılmaktadır.

Kertil ve Gergeçi Mahallesi’nden 60dan fazla hane Danimarka ve Hollanda’da ikamet etmektedir. Kadastro çalışmaları tamamlanmış olup fındık, mısır, patates ve fasulye ziraati yapılmaktadir.

 
Photo 1 of 5

my custom part

No content has been added yet.