kartal's profileGÜZELCE KÖYÜPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
GÜZELCE KÖYÜOrdu-Mesudiye-Güzelce Köyü Tanıtım Sayfası December 20 YÖRESEL MÜZİKLER...http://rapidshare.com/files/8019554/KEL_TEPEN__304_N_TA__350_LARI_s.mp3 KELTEPE NİN TAŞLARI M.AKKAYA
http://rapidshare.com/files/8018878/GueL__304_ZAR.MP3 GÜLİZAR M.AKKAYA
http://rapidshare.com/files/8018112/FAD__304_K__s.mp3 FADİK G.HASAN
http://rapidshare.com/files/8017279/DEL__304____350_ueKRue.MP3 DELİ ŞÜKRÜ M.AKKAYA
http://rapidshare.com/files/8013652/ALACAM.mp3 BEKTAŞ YILMAZ ALAÇAM
http://rapidshare.com/files/8013306/BEYIT.mp3 B.YILMAZ BEYİT
http://rapidshare.com/files/8287042/ELLIK.mp3 B.YILMAZ ELLİK
http://rapidshare.com/files/8288096/ABUM_ABUM.mp3 DAMLA YILDIRIM ABUM ABUM June 15 YÖRESEL TERİMLERA ağaltu : ayran,süt,yoğurt gibi besinler akınduruk : çam ağacının sıvı ,yapışkan ,sakız hali alışmak : yanmak,tutuşmak albur : nisan ayı andır : sağlıksız,ters,kötü annaklamak : bakmak,gözlemek ayama : takma isim,ayıp,lakap B başak : fındık toplandıktan sonra gözden kaçan,toplanamayan fındıkların toplanması bek : sıkı,sert bekeştürmek : sağlamlaştırmak behni : ahırlarda bulunan, içinde hayvanların yemini yediği tahtadan yapılmış yalak bıcak yanı : mutfak rafı,terek yanı bıldır : geçen sene bileki : un veya darı unundan güzinede yapılan kalın ekmek bürüme : özel bakılmış ormanlık C - Ç caranah : sağanak yağmur caydak : egreti,mudara,meydanda caplama : evin tavanına döşenen ince,uzun ağaç cücük : civciv cebiş : oğlak cıbban : alkış cılh : bozulmuş yumurta çangal : fasulye sırığı çığruk kapı : ağaçtan yapılmış bahçe ya da avlu kapısı çimmek : yıkanmak çitimek : bir şeyi birbirine dikmek çöğdürmek : işemek çömelmek : eğilmek,çökmek çörtük : küçük yaban armudu
D
dastar : dar kenarlı,yünden yapılan sert kilim depük : kuru dertop olmak : iyice içine çekilmek dızırama : boş ve anlamsız konuşma dibek : taştan yapılmış havan didmek : parçalara ayırmak dirgen : ot ve samanı karıştırmak, aktarmak için kullanılan, genellikle ağaçtan yapılan, ucunda uzunca iki çatalı bulunan alet divildemek : oynamak,hareket etmek diyelmek : ayakta durmak doruk : çam ağacı dundar : sote yer,kuytu düve : 1-2 yaşındaki sığır
E eğeş : kül karıştırmaya yarayan demir ellürü : tamam,yeterli,kafi erinmek : üşenmek erişte : makarnanın kızarmışı esirük : yaramaz,gel git akıllı essah : doğru,gerçek esük etek : kimsesiz,yetim kız evelek : beyaz çayır mantarı F fedik : kırılmış buğday ferik : civcivin büyüğü,piliç fırahtu : bahçe duvarı,çit fışkı : ahırdan çıkarılan hayvan gübresi folak etmek : kabuğundan ayıklamak,iç etmek
G gaartdaklamak : zorlamak gandaklamak : birbirine geçirmek,dikmek gaspeniye : bilerek,kasten gatuvaz : inatçı,aksi,sert gavum : akraba,hısım gaybete : bilip bilmeden,rasgele geroo : kuşburnu gibi dikenli meyveleri toplamak için kullanılan ucu çengel biçiminde sırık gıdık : küçük sepetgidişmek : kaşınmak gilik : tavada yapılan mayalı, ince ve yağlı ekmek girebi : ucunda gagası olan küçük balta gosdil : patates gödel : büyük kepçe göden : kurbağa göğnümek : meyvelerin aşırı olması hali göö : yeşil güvermek : yeşermek,morarmak gübür : süpürülmüş çöp,toz gücük : şubat ayı H haşıl : kavrulmuş darı unundan yapılan yemek hatçak : güzel,hoş hayat : hol,giriş hee : büyük sepet helle : genellikle hastalara ve yedirilen çorba hırtuk : saldırgan,rahat durmayan hışır : eski hopal : eniğin büyüğü
I - i ıba : sabah nemi ımık : sıcak,ılık ırganmak : hareket etmek,divildemek ilistir : kevgir,süzgeç içlik : gömlek iskemi : tabure,oturak istifar etmek : kusmak
K kahmuk : vurmak,dövmek karakış : aralık ayı katık : ayran kemre : gübre,tezek kese : kısa yol,kestirme keşik : sıra,nöbet kiraz : haziran ayı kiren : kızılcık kozak : olmamış,ham meyve köstüre : aletlerin ağzını bilemek için kullanılan ve elle döndürülen yuvarlak bileyi taşı külek : içine yağ,çükelik gibi yiyecekler konulan küçük odundan kutu küpdüşen : büyük,tatlı armut kürümek : kürek ya da sıyırgı ile kar,gübre, toprak gibi şeyleri temizlemek küy : kavga,çekişme
L
M mahna : bahane,sebep mudara : emaneten,egreti mısmıl : doğru,düzgün muhanet : hayırsız,vefasız N
Ö öğmeç : yağ ve yumurtayla yapılan yiyecek öğüm : çalı,diken topluluğu,öbek öğürsemek : hayvanların erkek eş istemesi,azması örüm : gece yarısı koyunun yayılması ötürek : ishal
P paala : fasulye palaz : eski çul,bez pee : taştan yapılmış duvar persetmek : birini bir yere yollamak,göndermek peşgir : havlu pıtlak : patlamış mısır pontul : pantalon posullama : darıya bir sap takarak közde pişirme puvar : çeşme pür : çam ağacının iğnesi
R
S sadır : çiş sal : tabut sasuk : dengesiz,salak sayvan : daha çok yaylalarda ve tarlalarda taştan veya tahtadan yapılan barınak sef : yanlış,ters seğirtmek : koşmak,gitmek sırtarmak : pis pis gülmek sıyırgı : bacalara yığılan karı kürümek için kullanılan ve ağaçtan yapılmış alet sin : mezar sini : büyük tepsi sitil : küçük bakraç soyka 1 : hayırsız,kötü,işe yaramaz soyka 2 : cenazenin üstünden soyulan elbise şişek : bir-iki yaşındaki koyun
T tay : denk,yükün tek tarafı teberük : bazı kutsal mezarların üstünden alınan ve şans getirdiğine inanılan toprak terek : raf tevek : kabak,asma ve karpuz gibi meyve ve sebzelerin sürgün dalı teyin : sincap tille : özellikle katırları yönlendirmek için kullanılan ucu çatallı ve çivili orta boy sopa tillik : elde örülmüş ve tepesinde ponpon bulunan kalın yün bere toklu : bir yıllık kuzu tosbarmak : küsmek töngel : muşmula meyvesi tuman : uzun don tump : iki tarla arsını belirleyen çayırlı yer tümsük : yumruk
Ü üvendüre : hayvanları yönlendirmekte kullanılan,uzun,düzgün ve ucunda çivi bulunan sopa
V
Y
yeylik : hafif yönlü : ucuz,uygun yülemek : kazımak,traş etmek,sivriltmek
Z zağar : işe yaramaz köpek zebillük : çokluk,doluluk zembelek : kapı kolu zemheri : ocak ayı zırbık : sırılsıklam zırlamak : anırmak zorlu : güzel,hatcak zuval : kızılcık YEMEKLERİMİZKEŞKEK Keşkek, yöremizde herkes tarafından sevilen yemektir. Genellikle dügün, davet,cumalık,piknik gibi kalabalık ortamlarda, ikram edilmek üzere keşkek yapılır.
Malzemeler;
Tarifi;
Malzemeler;
Tarifi;
KİRMİT (Mantar) Malzemesi :
DALLAMA ÇORBASI : Malzemesi : Yapılışı :
PANCAR SARMASI : Yapılışı : İNANÇLARIMIZ...ÇEPNİLER Çepnilerin bir kısmı kimliklerini ifade etmeksizin Trabzon, Çaykara, bir kısmı Rize, bölgesine yayılmışlar; Vakfı kebir, Akçaabat, Ordu Gürgentepe ve Gölköy'e yerleşmişlerdir. Gölköy ve Gürgentepe, Çepniler açısından çok önemli bir merkezdir.Karadeniz’de yapılan Çepniler ve Güvenç Abdal Ocağı ile ilgili alan araştırmasının son durağı olan Ordu Gürgentepe’deki araştırmamıza Akören mahallesinden Kazım Taşpınar Dede (Çolak Kazım) kaynaklık etti. Kazım Dede, Çantacı Muharrem ile akraba olduğunu ve onların da kendilerinin de Güvenç Abdal’a bağlı olduğunu söylüyor. Çantacı Muharrem Çepniler ve Güvenç Abdal Ocağı için kilit bir isimdir. Çünkü Çantacı Muharrem bütün Çepnileri göç ettikleri ve dağıldıkları yörelerde ziyaret eden ve onların görgüsünü yapan son kişidir. Çantacı Muharrem Dede’nin ölümünden sonra Çepniler arasındaki bağlantı kopmuş, görgü ve cemlerinin yürütülebilmesi için Hacıbektaş Çelebilerine başvurmuşlardır.Çepnilerin görgüsüne ilk katılan Hacıbektaş Çelebisi Ahmet Cemalettin Çelebi’dir. Ahmet Cemalettin Çelebi Gürgentepe ve yöresindeki cemlerde erkan yürütmede çok önemli olan Erkan Çubuğu (imam Rıza) geleneğini değiştirerek Pençe-i Ali Aba adı verilen pençeli erkana geçmiştir. Bu geçişle birlikte bir kısım Çepniler Güvenç Abdal’dan beri gelen ve Erdebil süreğinin devamı anlamına gelen erkan çubuğu ile erkan yürütürken bir kısmı ise pençeli süreğine dönmüşlerdir. Bu kol Hacı bektaş’ta Yusuf Ulusoy’a bağlıdır. Bu yüzden de aralarında ciddi bir anlaşmazlık bulunmaktadır. Gürgentepe, bu bakımdan çok önemlidir. Gürgentepe’nin Akören mahallesinde yapılan erkanı Kazım Dede yürütmüştür.Kazım Dede’nin babasının lakabı Yaralıoğulları olarak kabul edilmiş. Bu lakabın hikayesini Kazım Dede şöyle anlatıyor: “Ruslar, Harşit’e gelip Kürtün’ü bastığı zaman dedemin malları varmış. Rusların malları almasına karşı koymak için savaşırken kimi baltayla kimi silahla yaralanmış. Bu nedenle Yaralıoğulları ismini almışlar.”Kazım Dede’nin büyük dedesinin adı Mustafa, kendi dedesinin adı ise Ali. Kürtün’den gelen dedesinin adını bilmiyor. Kendi babası da dede olarak erkan yürütmüş. Niksar Geyikgölü köyünde,Güvenç Abdal Ocağından dedeler olduğunu, Malatya-Mineyik Ocağından gelenlerin ise erkanı yürüttüğünü söylüyor. Kazım Dede, en yakın akrabaları olarak Çolakoğulları diye anılan sülaleyi gösteriyor. Kazım Dede, Niksar-Gazalefe’de Ali Duran isimli bir dedenin erkanı yürüttüğünü söylüyor. Kazım Dede’nin saydığı bu köylerin ortak özelliği gençlerinin genellikle köyü terk edip İstanbul'a gitmesi,zamanla köyde yaşlı nüfusun azalması.Gürgentepe’de bulunan Akören mahallesinde erkanda bayanlar, başlarını örtünün iki ucu da öne düşecek şekilde örtüyorlar. Buna ek olarak, erkekler de baş açık ceme giremiyor. Kazım Dede, atalarını (On ikiimam) örnek göstererek onların da başlarının sarılı olduğunu söylüyor. Yapılan cenaze erkanı ailenin erkeğinin annesi Hanşan Hanım’ın 93 yaşında vefatı üzerine düzenlenen bir erkandı. Bu yas töreni ölümün 7., 40. ve 52. günlerinde yapılmakta ve yedi sene boyunca senedebir kere tekrarlanmaktadır. Yedi sene boyunca yapılan bu uygulamaya da Sene Başı Daveti denilmektedir. Erkanda gelenekte olduğu gibi gülbenk okunmakta ve cenaze yemeği yenilmekteydi.Ölü yemeğinde yöresel bir yemek olan keşkek yemeğinin yanı sıra pilav, fasülye yemeği, şehriye çorbası, börek, biber dolması ve cacık yenildi. Cenaze yemeğinde sunulan yemekler büyük tencere ve kazanlarda pişirilmiş olup her gelen misafire büyük bir misafirperverlikle ikram edildi.
Yemekten sonra misafirler ve ev halkı, yas erkanı için toplandılar ve dedenin işaretiyle erkan başladı. Bize gösterilen bu erkanın yanı sıra dedenin ve ev sahiplerinin izin vermesi üzerine semah gösterileri yapıldı. Semahlarda iki kadın ve iki erkek semaha çıktılar ve yaptıkları semah Tokat Hubyar ocağı semahını andırmasına rağmen ondan daha farklı özellikler de taşıyordu. June 02 MESUDİYE KÖY DERNEKLERİ
June 01 ŞİİRLERİMİZ... TOPKARA
>Bektaşoğ İbrahim Ağa Topkara >105 kere Çambaşın’a giderken >Yayık satar, sele satar masal bu ya >Bir kartal uçtu Akkırık’tan > >Fındık çubuklarından seleye >Yürür Taztepe’den Fenime’ye >Hafta da beş günü var Gebeme’ye >Gezgin derviş göçtü Akkırık’tan > >Karıncayı incitmez çocuklara dost >Gönüllerde mihman mecliste post >Komşuyla işleri gitmese de rast >Gönülsüz, zamansız kaçtı Akkırık’tan > >Kuşlara yaren suyla kandaş >Çobana sırdaş, koyunla yoldaş >Gülcemal ile sulakta sarmaş dolaş >Yaylanın nefesi uçtu Akkırık’tan > >Davutlu, keçeli ayırmadı >Devletle davayla işi olmadı >Davasını ol pire saldı >Hakkaniyetli can göçtü Akkırık’tan > >Eğercek, teşi verir, darı alırdı >Her hanede mihman kalırdı >Onlar zevkten gezer sanırdı >Kederi gönlünde göçtü Akkırık’tan > >Sarupuvarda uzun hava çekerken >Çobantepesi’ne duman çökerken >Duvakdüğününde şerbet çekerken >Buğdaydöken pir göçtü Akkırık’tan > >Tarlada kazmada kuvvetli >Sınır taşlarının oynamasından dertli >Duvazimam söyler gamlı kasvetli >Çağalganın sesi geçti Akkırık’tan > >Karagöl’de kurban tığladı >Her katarda Hüseyin’e ağladı >Ziyarette kırgınlığı yadırgadı >Gönlü apak pir göçtü Akkırık’tan > >Dastar boyası sattı dirhem ile >Cem eyledi pir Mehlem ile >Ali yolunda Kevser-i zemzem ile >Batın tarafına geçti Akkırık’tan > >Her düğün harmanda pehlivandı >İri bedenler zayıflığına kandı >Gücü Kelismail’den zurnadandı >Yiğitleri tuş etti geçti Akkırık’tan > >Karaotluğa iner değirmene >Un çöreklerini doğrar semene >Kabalak’tan tırmanır Meşebeleği’ne >Gazellikten gürgen düştü Akkırık’tan > >Kini gıybeti koydu bir yana >Ekmek nerde orada Topkara >Sırtta çanta yollanır Göğomar’a >Yaykınlardan yonga düştü Akkırık’tan > >Şıkkuzunda gürgenleri seyretti >Masta kesti fındıkları seyreltti >Kızgın demirle gıdıkları nakşetti >Bir zanaatkar göçtü Akkırık’tan > >Girebi elde ormana koştu >Düğüncüler Almaalan’dan aştı >Gelinciler Kertil’den Gergeçi’ye ulaştı >Horon tepip geçti Akkırık’tan > >Dırının torunu Yakup’un oğlu >İnsanlık yolunda adımı doğru >Bektaşoğ gülü Melet’in onuru >Ölümsüzlük iksiri içti Akkırık’tan > >Enalan’ın ortalanın kolçakçısı >Gebemenin kçşenin kaşıkçısı >Karıca’nın Mahmat’ın boyacısı >Posta güvercini uçtu Akkırık’tan > >Türkü söyledi yayla yollarında >Son nefesin verdi yaban ellerinde >Güzelliği söylenir dost dillerinde >Gönülden çığlık göçtü Akkırık’tan > >Akkırık’tan Avara’ya yol olur >Dost sofrasında sular dol olur >Karaibrahim Urusoğ’ya kul olur >Cemlerden bir can göçtü Akkırık’tan > >Topkara Topkara Şahan Sadık’ta yara >Ol cemde duranda dara >Şah-ı vilayete Hünkar’a vara >Değerler manzumesi göçtü Akkırık’tan > > >Not: Akkırık köyünden olan İbrahim Bektaş adlı herkes tarafından >sevilen çeverede herkese yardımda bulunan Topkara lakaplı insan >geçen ay hakka yürümüştür. Bu akşam 52’si dolayısıyla gelen >duygularımla çala kalem yazdığım dörtlüklerle saygılarımı >sunarken,ol cana ebedi dünyasında mekanı cennet olmasını tanrıdan >niyaz ediyorum. >Saygılarımla, >Sadık Yıldırım
çek Avara'ya
çek Avara'ya loş et kurbanları
şahan sadık hasret size
sadık yıldırım
NASIL ACABA
DOYA DOYA DURMADIĞIM GÜZEL KÖYÜM NASIL ACABA YAYLALARINA DOYMADIĞIM YEŞiL DÜZLERi NASIL ACABA
GELDi Mi iLKBAHAR AYLARI ESTi Mi iNCE ILIK YELLERi YEŞERDi Mi GÜRGEN DALLARI BÜLBÜLLERi ÖTTÜ MÜ ACABA
GONCALAR ÇiÇEK AÇTI MI KARLAR ERiYiP DERELER COŞTU MU MART DOKUZU,ALBUR BEŞi GEÇTi Mi YOLLARI TOZ TUTTU MU ACABA
SARILARI GiYDi Mi AVU DALLARI ILIDI MI CAMIŞ YATAN GÖLLERi YAYLAMIZIN PERiŞAN YOLLARI YEŞiL ÇiMEN TUTTU MU ACABA
YELMEZ'iN KARI ERiYiP KALKTI MI KOYUN ,KUZU DÜZÜNE ÇIKTI MI YAYLAYA KERVAN GiTTi Mi BACALARDAN DUMAN TÜTTÜ MÜ ACABA
ÇOBAN OLUP GiTMiŞTiM KOYUNA ŞiMDi HASRETiM YAYLANIN SUYUNA DÖNERDiM AKŞAM YAYLA YOLUNA POYRAZ ESEN TEPELERi NASIL ACABA
ÇANTAMI SIRTIMA ALDIĞIM KOYUNU GÖLGEYE SALDIĞIM TEPELERDE UYKUYA DALDIĞIM DiKiLiTAŞ NASIL ACABA
GÖZÜKÜRDÜ DER'ALAN YAYLASI YEŞiLLER ÜSTÜNDE SARI BOYASI SANKi GUZELLERiN OYASI YOZYATAĞI NASIL ACABA
iNCE iNERDi SAZIN YOLLARI SARILARI GiYERDi AVU DALLARI KOYUN ,KUZU YATAN DÜZLERi DUMANCALAR NASIL ACABA
ÇAVDAR DAĞI GiYERDi YEŞiLLERi AÇARDI SARI,MAVi ÇiÇEKLERi ÇOBAN YAPISI KALELERi TÜRBE, SULAK NASIL ACABA
DUZLAĞA YOKUŞ ÇIKTIĞIM SOMUN ÇEŞMESiN SUYUN iÇTiĞiM GIRANDAN DA ÖTE YÜZE AŞTIĞIM YELMEZ DÜZÜ NASIL ACABA
KOYUNU KUŞLUKTAN GETiRDiĞiM SERT'TE AĞILA YATIRDIĞIM DÜZLERiNDE OTURDUĞUM SERT'iN BAŞLARI NASIL ACABA
ŞiMDi KOYUN KUŞLUKTAN GELDi Mi GELiP TE AĞILA DOLDU MU SAAMDA UYUYAN OLDU MU KOYUN YELMEZ'E DÖNDÜ MÜ ACABA
GÜZELLERi GiYiNiP ALLANDI MI PANCARLARI YETiŞiP DALLANDI MI ÇOBANLARA AZLIK YOLLANDI MI SARMALAR PiŞTi Mi ACABA
YAYLAMIZA ÇiSE iNDi Mi TOPRAK YOLLARA ÇAMUR DOLDU MU YOĞURTLAR TASLARA DOLDU MU SÜTLER KAYMAK TUTTU MU ACABA
CUMA GÜNLERi GELDi Mi GELiNLER FESLERi GiYDi Mi ODUNCULAR YAYLAYA iNDi Mi OMUZLARI iP KESTi Mi ACABA
ÖRTÜKÖYCÜLER SAALARDI CURABLARI DiZGE BAĞLARDI TIRNAKLARI SIZLAYAN AĞLARDI MiLLET KEBELERi GiYDi Mi ACABA
HÜSEYN'iM SÖYLEDi DiLLERi ÇOBAN OLUP GEZDi BU YERLERi ŞiMDi YASLANIR YENi BEYLERi ESKiLERDEN ESER KALDI MI ACABA
HÜSEYiN KÜRTÜR
KIRGEL
BAĞCAKLARIN PÜSKÜLÜ YANDANDIR YANDAN KOYUN AĞILDA,CAVDARCILAR DÖNER ODUNDAN KELSALiH ISLIK ÇALAR YELLÜ YOLUNDAN HELLELER TAVADAN TAŞMADAN GEL ============================== DANA SESi BALAK SESiNE KARIŞIR KARAMANLA ALAMANLAR VURUŞUR ÖĞÜRSEK ARDINDA TOSUNUN ALNI KIRIŞIR AŞŞAKiLERiN MALI YÖREME'DEN AŞMADAN GEL ============================== KAVAL SESi ÇÜKELiKLERE iŞLER Mi SAKAR TAYLAR SABRi'SiZ KiŞNER Mi ARAP iTLER KELEK'LERi DiŞLER Mi KARA TAVADA YALLAR PiŞMEDEN GEL ============================== KERTiL YOLU ÇiLLi PUTURAN'A BAKAR iKi DEMLi ÇAYI CANA CAN KATAR BEN MIRIZ'AM ,DÜVELETi KiM TAKAR KiLLÜ CEMBERE BiTLER DÜŞMEDEN GEL ============================== KÜRÜNÜN DiPLERi YEŞiL DEREYANLARI GAVRANDA HAŞIL HACI ŞAKiR MÜZÜMSÜZ VELHASIL KARAKÜLEK HARKLARI EŞMEDEN GEL =============================== MEREĞiN DiBi SARI ERiK DALINI KIRMADAN YERiK ZIMBIRTI iNDiRiP AVARA'YA GiDERiK LOKMALAR PiLAVA KARIŞMADAN GEL =============================== PELiT ODUNU MÜKKEM,HEM GEVREK MENGÜL BOYUNDA,ELDE DEĞNEK BU YIL DÜDEK,GODALAK SEYREK ÇOĞ KÜTDEĞi KAYAYA YAPIŞMADAN GEL =============================== ŞAHAN SADIK'LA KOYUN GÜDERiM NASiP OLURSA YiNE YAYLAYA GiDERiM NEFES ÇIKSA EVELEK OLUP BiTERiM SiNEYE AYRILIK CEMRESi DÜŞMEDEN GEL =========== =========== SADIK YILDIRIM MESUDiYE'NiN SESi GAZETESi EKiM 2005
YASTA BÜLBÜL BAĞI TERKETMiŞ DiKENLER AĞLIYOR,GÜLLER YASTA BUNCA iNSANI TOPRAK YEMiŞ ÇiMLER AĞLIYOR,YOLLAR YASTA ======================== ÇOBANLARI YAYLAYA ÇIKMIYOR SÜRÜYÜ ARDINA TAKMIYOR YELMEZ'DEN YÜZE BAKMIYOR GÖZLER AĞLIYOR,DÜZLER YASTA ======================== NiCELERi BURADA SALINDI SÜRÜLERi YATTI,YAYILDI AĞILDA TEK TEK SAĞILDI SAĞANCILAR AĞLIYOR,TAŞLAR YASTA ======================== EVLERiN BiR BiR ÇÖKÜŞÜ BAYKUŞUN BURDA ÖTÜŞÜ COŞUP TA ISIRGANIN BiTiŞi OCAKLAR AĞLIYOR,BACALAR YASTA ======================== DUMAN iLE ÇiSE iNiŞi YOLLARIN ÇAMUR OLUŞU DERELERiN NAZLI AKIŞI SELLER AĞLIYOR,KUMLAR YASTA ======================== OLUKLARIN YANDAN AKIŞI GÜZELLERiN NAZLI BAKIŞI SALINIP TA GERDAN DÖKÜŞÜ YAZMA AĞLIYOR,PULLAR YASTA ======================== HÜSEYiN'iM YELLER iLE COŞTUM YiNE SELLER iLE AÇABiLSEM GÜLLER iLE BÜLBÜL AĞLIYOR,DALLAR YASTA ======= ======= HÜSEYiN KÜRTÜR ŞUBAT 2006
MESUDİYE..MESUDiYE iLCESi:
Mesudiye 1.180 km2 yuzolcumune sahip bir ilcedir. Sehir nufusu 5.665, toplam nufusu 28.551 olan ilcede 4 belde, 57 koy ve 15 mahalle vardir.
Mesudiye ilcesinin tarihi cok eski donemlere kadar gitmektedir. ilcenin Turklerin eline gecmesi ise 12. Yuzyilda olmustur. Danismendlilerin bolgeye Cepni Turklerini yerlestirdikleri bilinmektedir. Yore Haciemiroglu Beyliginden sonra Osmanli yonetimine gecmistir. ilcenin eski adi Melet Irmagindan kaynaklanan “Meletios”dur. Daha sonra Miles ve Hamidiye adlari kullanilmis, ilce olusu ile birlikte Mesudiye adini almistir. Semsettin Sami’nin “Kanusulalam” adli eserinde o yillarin Mesudiye’sinden soz edilmektedir. Denizden yuksekligi 1500 metre olan Mesudiye’nin iklimi karasal ozellikler gostermektedir. Mesudiye’nin onemini hic yitirmeyen ozelligi ic Anadolu’yu Karadeniz’e baglamasidir.
ilcenin degisik yerlerinde bakir, demir ve gumus madenleri oldugu bilinmektedir.ilcede hububat, sebze ve meyve yetistirilmektedir.
Mesudiye’de yaylacilik gelenegi surmektedir. Adindan en cok soz ettiren yaylalar Keyfalan ve Tastekne’dir. Mesudiye yaylalari otantik yapilasmasi genis otlaklari, ormanlari ve akarsulari ile yayla turizmine aciktir. Yayla ve kultur Senlikleri ile Vosvos Senliklerinin bir bolumu bu yorelerde gerceklestirilmektedir. Meydanduzu Senlikleri de yayla turizmine bir ornektir.
Mesudiye, eski yerlesme sahalari, hoyukleri, tumulusleri ile Ordu’nun hemen her donemine ait en cok tasinmaz kultur varliklarina sahip ilcedir.
Mesudiye ilcesine bagli koyler
Merkez Bucagi
1. Alankoy
2. Arikmusa
3. Arpaalan
4. Asagigokce
5. Balikli
6. Bayrakli
7. Besbiyik
8. Beyseki
9. Caltepe
10.Cardakli
11.Cavdar
12.Cerci
13.Citliksarica
14.Dayili
15.Dogancam
16.Erikkoy
17.Esatli
18.Gocbeyi
19.Guneyce
20.Guvenli
21.Guzle
22.Herkozu
23.Ilisar
24.Kalekoy
25.Karabayir
26.Karacaoren
27.Kavaklidere
28.Kislacik
29.Konacik
30.Musali
31.Sarica
32.Turkkoyu
33.Yardere
34.Yavsan
35.Yesilcit
36.Yukarigokce
37.Yuvali
Topcam Bucagi
1. Abdili
2. Aricilar
3. Asikli
4. Bayirkoy
5. Birebir
6. Cukuralan
7. Daricabasi
8. Derebasi
9. Dursunlu
10. Guzelce
11. Hamzali
12. Pinarli
13. Mahmudiye
Yesilce Bucagi
1. Armutkolu
2. Beyagac
3. Celalkoy
4. Gulpinar
5. Sariyayla
6. Yagmurlar
7. Yeveli
Mesudiye ilcesine bagli belde ve mahalleler
Merkez Beldesi
1. Eksere
2. Fistoru
3. Geldiser
4. Maksutalan
5. Merkez
6. Muslimsarica
7. Tavara
Topcam Beldesi
1. Akkirik
2. inalan
3. Kose
4. Merkez
5. Ortaalan
Yesilce Beldesi
1. Merkez
2. Yesilyurt
Ucyol Beldesi
1. Merkez KÖYÜMÜZÜN TARİHİGüzelce köyü ilçe merkezine 38 km uzaklıkta, orman içinde ve tepede kurulmuştur. Eski adı "Gergeçi"dir. Güzelce(Gergeçi),Şüvey,Civan ve Kertil olmak üzere 4 mahalleden oluşmaktadır. Köyün kuruluşunun 300 yıl öncesine dayandığı belirtilmektedir.O yıllarda şimdi köyde bulunan bir kısım halkın Gümüşhane'nin Şiran ilçesi, Kürtün köyünden geldikleri, bir kısmının da Tokat yörelerinden gelerek buraya yerleştikleri sanılmaktadır.
19. yüzyıl başlarında GÜZELCE KÖYÜ'nde (GERGEÇi) ikamet eden sülaleler : 1-Hacı İbrahimoğlu 2-Yusufoğlu 3-Yusuf Ustaoğlu 4-Alininoğlu 5-Kel Hasanoğlu 6-Yuvarlakoğlu 7-Emur Ahmedoğlu 8-Osmanoğlu 9-Yakuboğlu 10-Keleşoğlu 11-İsmailoğlu 12-Ceyboğlu 13-Hızıroğlu 1642 yılında GERGEÇİ KÖYÜ'nde 4 hane ikamet etmektedir. Ayrıca bu köyümüzde Yusuf Çavusoğlu Mustafa'nın çiftligi bulunmaktadır. Bu çiftlik sahibi sipahidir Hatunviran'da (Bayırköy) ikamet etmektedir. Güzelce Köyü yedi mahalleden oluşmaktadır: 1-Tepebaşı Mahallesi 2-Evyanı Mahallesi 3-Memiroğulları Mahallesi 4-Kayışoğlu Mahallesi 5-Kiliseyanı Mahallesi 6-Kertil Mahallesi 7-Şüvey Mahallesi Şüvey Mahallesi’de ikamet edenler:
Osmanoğulları (ÖZTÜRK) Davutoğulları (DAĞIDIR) Göçoğulları (GÖÇ) Kertil Mahallesi’nde ikamet edenler: Osmanoğulları (ÖZTÜRK) Keleşoğulları (KARATAŞ) İbaloğulları (OKUMUŞ) Tonguloğulları (KARAPINAR) Gergeçi Merkezde ikamet edenler:
Kündüloğulları (KüRTÜR) Memiroğulları (YILDIRIM) Kayışoğulları (KARAPINAR) Kertelioğlu (TAŞLIÇUKUR) Güzelce’nin Kertil ve Gergeçi isimli iki yaylası bulunmaktadır. Köyde okul var, fakat yeterli öğrencisi yok. Öğretmeni de yok. Camii var fakat hocası yok. Avara Yaylası’ndaki kabristanlıkta Ulus Derviş isimli evliyaullahtan biri bulunmaktadır. Bu zatın sülalesi Gürgentepe’inin Akören Köyü’ndedir. Son torunu Şükrü Şehittepe’dir. Her yıl Hıdrellez’de burada merasimler yapılmaktadır. Kertil ve Gergeçi Mahallesi’nden 60dan fazla hane Danimarka ve Hollanda’da ikamet etmektedir. Kadastro çalışmaları tamamlanmış olup fındık, mısır, patates ve fasulye ziraati yapılmaktadir. |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|